Çok Bulutlu 8.9ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Yaşam
25.08.2018 11:33

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

İstanbul'da "Düdükçü Nuri" lakaplı babasının yanında yetişen Ali Rıza Acar, 50 yıldır kaval, zurna, ney, düdük gibi üflemeli çalgılar üretiyor.

İstanbul Esenler Havaalanı Mahallesi'ndeki imalathanesinde tek başına çalışan 64 yaşındaki Ali Rıza Acar'ın ürettiği enstrümanlar, oğlunun müzik aletleri sattığı iş yerinde sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

Yaptığı enstrümanları genelde yurt dışına satan ve taleplere yetişemeyen Acar, 50 yılın verdiği yorgunluk nedeniyle yeni yılda mesleğine veda etmek istiyor.

Yetiştirecek çırak bulamamaktan ve işini öğrettiği 4 oğlundan sadece 1'inin bunu sürdürme kararı almasından yakınan Ali Rıza Acar, yılbaşında imalathanesini oğluna devretmeyi planlıyor.

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

"Avrupa'da yaşayan Türklerden çok talep geliyor"

Ali Rıza Acar, ilkokulu bitirdikten sonra 1968 yılında Tahtakale'de "Düdükçü Nuri" lakaplı kaval ustası babasının yanında çırak olarak işe başladığını, 10 yıl çıraklık yaptıktan sonra hacca giden babasının iş yerini kendisine emanet ettiğini anlattı.

Bu işi 50 yıldır sürdürdüğünden bahseden Acar, "Ney, zurna, kaval gibi nefesli aletlerin ustasıyım. Bu işi çocuklarıma da öğrettim. Ben öldükten sonra veya bıraktıktan sonra çocuklarım da isterlerse yapabilirler. Onları çok güzel yetiştirdim" dedi.

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

Yetiştirecek eleman bulamıyor

Ali Rıza Acar, 4 oğlunu da meslek konusunda yetiştirdiğini ancak oğullarından sadece 1'inin bu işi sürdürdüğünü söyleyerek, şöyle konuştu:

"Beni babam nasıl yetiştirdiyse çocuklarımın da ben öldükten sonra bu işi yapmasını çok isterim ama bizim meslek çok ağır bir meslek. Ben çok uzun yıllardan beri bu mesleği yaptığımdan müşteri potansiyeli çok fazla ama dediğim gibi 10 tane usta olsa buranın işini yetiştiremez."

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

Acar, işlerinin çok yoğun olduğunu ve yetiştirecek eleman bulamadığı için taleplere çok fazla cevap veremediklerini anlattı.

Acar, genelde Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Amerika ve Arap ülkelerinden talepler aldıklarını vurgulayarak, "Ney, zurna ve diğer ürettiğim aletlerin hepsi de gidiyor. Avrupa'da yaşayan Türklerden çok talep geliyor" dedi.

"En zoru kaval"

Yaptığı işin çok zor olduğunu ve dikkat istediğini belirten Acar, şunları söyledi:

"Her işin zorluğu var ama öğrendikten sonra bize kolay geliyor. Bir zurnayı 4 saatte yapıyoruz. O da ben yaptığım için o kadar sürüyor. Başkaları bir kaval için en az 3-4 gün uğraşıyor. Zurnayı bir haftada yapan arkadaşlar da var ama ben üç saatte yapıyorum. Bir kavalı 3 saate bitiriyorum. Ney, düdük onlar zaten çok kolay. Enstrümanlar arasında en zoru kaval, delmek dikkat istiyor, o yüzden biraz zor."

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

Acar, teknolojiye ağırlık vermeden babadan gördüğü usulde üretimini sürdürdüğünü, ağaç malzemelerini de Malatya, Elazığ, Sivas yöresinden bizzat giderek seçip aldığını anlattı.

Malatya'ya her sene 2-3 kez gittiğinden bahseden Acar, "Memleketim Kastamonu'ya bu kadar çok gitmedim. Orada ağaçların cinsini arıyorum, kafama göre beğeniyorum, beğenmediklerim orada kalıyor. Sonrasında kamyon tutuyorum, yüklüyorum ve buraya kadar getiriyorum" dedi.

"Çalmayı öğrenmek nasip olmadı"

Ali Rıza Acar, yaptığı müzik aletlerini çalmayı bilmediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

"İşlerden dolayı başımı kaldırıp öğrenmek nasip olmadı. Tabii ki bir iki parça çalmak isterdim ama hiç zamanım yok. Bu zamana kadar gece gündüz çalıştım. Çalmayı bilseydim eğer önce kendim çalar akorduna falan bakardım ve fiyat bakımından daha ayrı olurdu. Mesela bir kavalı 200-250 liraya veriyorsam çalmayı bilseydim kendim bakar o zaman 500 liraya kadar satabilirdim. Şimdi çıkardığım ürünleri bir arkadaşım çalınca görüyorum akordunu ama 50 senedir kulağım sesine alışmış ve direkt anlıyorum, hangi perde dik, arıza nerede biliyorum. Hemen ellerinden alıp yaparım öyle teslim ederim."

50 yıllık üflemeli çalgı ustası ağaçlara nefes veriyor

2019'da mesleğini bırakacak

Günde 5 veya 6 enstrüman ürettiğini anlatan Acar, müşterilerinin en çok kişiye özel zurna talep ettiklerini belirtti.

Acar, kendisinde yılların verdiği bir yorgunluk olduğunu söyleyerek, "Ben de bırakma aşamasına geldim, yılbaşında inşallah bırakacağım. 64 yaşına geldim artık. Tek başıma küçüklüğümden beri çalışıyorum, çırpınıyorum. Eşim de 'Artık bırak, yapacağın kadar yapmışsın' diyor. Sonlandıracağım artık. Gönlüm isterdi ki 5-6 çırağım olsaydı ama yetiştiremedim, kendi çocuklarımı yetiştirdim onlar da yapmadı. Sadece benim gibi usta olan bir tanesi yanımda, o da isterse yapar" dedi.

Kaynak: AA 

Sıradaki Haber
Üniversite öğrencilerinin bağ bozumu mesaisi
Yükleniyor lütfen bekleyiniz