Eskişehir'in tarihi Odunpazarı bölgesindeki iki katlı binada faaliyet gösteren kafeye girmek isteyenler, ev ziyareti yapar gibi zile basıyor. Kapıyı ev sahibi gibi açan işletmeci de müşterilere "misafir" gibi davranıyor.
Masa sayısının 30 olduğu işletmede yer olmadığı takdirde gelenlere "Bugün müsait değiliz, başka zaman bekleriz" deniliyor.
Serpme yerine, seçme kahvaltı
"Serpme" yerine "seçme kahvaltı" adı verilen menü ile müşterilerin dilediğini yeme imkanı bulduğu işletmede, 3-63 liraya kahvaltı edilebiliyor.
İşletmenin sahibi okul öncesi öğretmeni 33 yaşındaki Emine Erdoğan, kendisi ve ailesi için oluşturduğu mekanı sonradan işletmeye çevirerek, "misafir" ağırlamaya başladığını söyledi.
"Misafir ağırlamayı seviyorum"
Erdoğan, geniş bir aileye sahip olduğu için çocukluktan bu yana misafir ağırlamayı sevdiğini anlattı:
"Hizmet etmek, insanları mutlu etmek zaten genlerimizde var. Dışarıdan gelen tanımadığımız, çoğu işletmenin 'müşteri', bizim ise 'misafir' dediğimiz kişiler gerçekten ortamı gördüğünde çok garipsiyor. Kendilerini evlerinde gibi hissediyorlar."
"Zile basılması fikri benimdir"
Kafeye gelenlerin zile basıp "Evde misiniz, gelebilir miyiz?" diye konuşmalarını çok sevdiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Zile basılması benim fikrimdir. Eşimden dolayı bir ayağım İstanbul'da, diğer ayağım Eskişehir'de. Sık sık gidip geldiğimiz için de aslında kafede rahat etmek istemiştik. Gelelim, dinlenelim, huzur bulalım diye. Neden 'Müsait misiniz?' denilebilen bir yer olmasın diye düşündüm ve bunu gerçekleştirdim. Burada misafirime hizmet eder gibi hizmet ediyorum zaten. Kışın soğuk olduğunda kendime ıhlamur demlemişsem, kimseye sormadan onlara da ikram ediyorum. Kafemize geldiyseniz, bir çay içip saatlerce oturabilirsiniz çünkü burada kendinizi evinizde gibi hissetmeniz öncelikli kural."
Kredi kartıyla ödeme yapılamıyor
Erdoğan, işletmede kredi kartıyla ödeme yapılamadığını söyledi:
"Siz evde kredi kartı kullanıyor musunuz? Burada da geçerli değil. Yer sofranızı kuruyoruz örneğin. Ailenizle gelip size ait bir odada kahvaltı edebiliyorsunuz. Sanırım kalabalık kentler, yoğunluklar beni biraz da bu işe yönlendirdi. Eski samimiyetleri, bir arada olmayı özlediğim için bu yola başvurdum."
"Kestaneni alıp gelebilirsin"
Bahçe içine dizayn ettikleri kuzinede yaz kış çay demlediklerini söyleyen Emine Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim kestanemizi beğenmemiş olabilirsin. O halde kestaneni alıp gelebilirsin. Yanında bir şeyler getirmene bozulmuyoruz. Aslında gerçekten olması gerekeni yapıyoruz. Elimize bir büyük bardak kahve tutuşturuyorlar. Parasını da peşin alıyorlar, sonra da bir daha ilgilenmiyorlar. Buna çok bozuluyorum."
"Çalışanlar güler yüzlü ve samimi"
Kafeye kızı ile gelen 53 yaşındaki Abdil Keskiner ise ortamı çok sıcak bulduğunu anlattı:
"Beş yıl önce yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yaptım. Tarihi bir mahallede böyle bir kafe görmek çok güzel. Bize gerçekten misafirmişiz gibi davrandılar. Avrupa'da böyle samimi, ziline basılarak girilen kafeye hiç rastlamadım. Çalışanlar güler yüzlü ve samimi."
Kaynak: AA